кєђค∂คмυѕ

ßυη¢ค ђєує¢คηค νคllคђi ρєѕ Tєz кคtιl ßizє ѕєη∂є єν∂єкi ѕєѕ

Windows Vista Ayrıntı inceleme


“Havadar” masaüstü: Neler değişmiş?

Aslında “Neler pek değişmemiş?” desek daha kısa sürerdi tabii. Hakkında en çok konuşulan Vista güzelliklerinden biri, Aero adı verilen kullanıcı grafik arabirim kavr amı. Aero, saydamlık veya gölgeler gibi etkilerin, artık grafik işlemcisine yüklenmesinin desteğini alarak, çağdaş masaüstü kavrm daha büyük bir adım atıyor. Windows Vista’nın yüksek donanım gereksinimlerinden bahsedilmesinin bir sebebi de Aero; özellikle ekran kartınız “Aero destekli” değilse, saydamlık gibi etkilerden arınmış basit görünümü kullanabiliyorsunuz. Aero ile ilgili seçmece detaylara gelmeden, genel masaüstü ortamı şu şekilde:

Kurulum sonunda bir kişiselleştirme yapmazsanız, arkaplan olarak bunu atıyor. Hiç fena değil. Sol altta, “Başlat”ın kaybolduğunu görüyoruz, yerini yuvarlak bir düğme almış. Sistem açılışında da karanlıkta parlayıveren buna benzer bir küre var. Bu menüyle birlikte Hızlı Başlat’ı, görev çubuğunu ve sistem bildirim alanını tutan alt çubuk artık saydam-siyah. Simgeler biraz büyümüş ve güzelleşmiş. Sağ alttaki yazı, RC2 deneme kopyasının çalıştığını bildiriyor.

Not: Windows Vista RC2’de Aero arabirimi doğrudan açılmayabiliyor. Vista kurulum rutininin sonunda yapılan performans testinin sonucuna göre alınan bir karar bu. Örneğin 512 MB belleğiniz varsa, ekran kartınız desteklese bile Aero açılmayacaktır. Bu durumda Aero’yu elle açmanız gerekecek:

1. Başlat küresinden “All Programs >> Accesories” yolunu takip edip, Command Prompt girdisine sağ tuşla tıklayın ve açılan menüde “Run as Administrator” seçin.

2. Komut satırında “regedit” yazarak, kayıt defteri düzenleyicisini çağırın.

3. Buradan “HKEY_CURRENT_USERSoftwareMicrosoftWindowsDWM” girdisine ilerleyin.

4. Composition anahtarını çift tıklayıp 1 değerini girin.

5. Composition Policy anahtarını çift tıklayıp 2 değerini girin.

6. Kayıt defterinden çıkın ve komut satırında “net stop uxsms” komutunu çalıştırın.

7. “net start uxsms” komutuyla servisi tekrar çalıştırın.

Birkaç pencere açalım ve grafik arabirim makyajlarını görelim şimdi:

Pencere dekorasyonları Aero’yla birlikte saydamlaşmış. Buzlu cam görünümü arabirimi oldukça güzel gösteriyor. Yakından bakmak isterseniz:

Önde olması dışında etkin pencereyi diğerlerinden ayıran tek şey, kapatma düğmesinin kırmızı olması. Fareyle üzerlerine geldiğinizde küçültme ve tam ekran düğmeleri de mavileşip parlıyor.

Pencere küçültme/büyütme animasyonları da elden geçmiş. Küçültmek istediğiniz zaman pencere saydamlaşıp görev çubuğundaki yerine doğru “uzaklaşıyor”. Görev çubuğundan çıkarken de elbette tam tersini yapıyor. Yeni açılan pencereler ise ekranın içinde çıkıyor gibi, saydamlığı kaybederek gözönüne geliyor. Yukarıdaki resimde küçültme işleminin birkaç safhasının ekran görüntüsünü alıp üst üste bindirdik; yani öyle aynı pencereden birkaç tane görmeyeceksiniz.

Görevler arası kolay geçiş için eklenen iki moddan biri 3D Flip. Hızlı Başlat alanındaki ilgili düğmeyle etkinleşebildiği gibi, Start+TAB bileşimiyle de bu hale getirebiliyorsunuz. Farenin tekerleği, pencerelerin sanki dev bir çarkın etrafındaymış gibi dönmesini sağlıyor, seçtiğiniz pencere öne geliyor. Saydamlık etkisi ve gerçek zamanlı önizlemeyle makyajlanmış bir görev değiştirme modu daha var; o da alışık olduğumuz Alt+TAB bileşimiyle çalışıyor.

Her iki görünümde de pencerelerin gerçek zamanlı önizlemeleri görünüyor; hatta videolar önizleme kipinde oynamaya devam ediyor. Bunları ne yazık ki sadece Aero ile elde edebiliyorsunuz.

Görev çubuğu tepkileri elden geçmiş. Görev çubuğunda yer alan pencerelerin üzerinde gezdiğinizde bunların da gerçek zamanlı önizlemeleri çıkıyor, varsa hareketli video dahil. Farenin üzerine geldiği pencere başlığı mavi, odakta olmayan pencere başlığı ise turuncu bir pırıltıyla tepki veriyor.

Sistem bildirim alanında çıkan baloncuklar, saydamlığın artması ve azalması şeklinde görünüyorlar. Ayrıca tam ekran film izlemek gibi kullanımlarda, kullanıcının dikkatini dağıtmaması amacıyla, baloncukların çıkışı ertelenebiliyor.

Vista, kullanım sırasında performansa bağlı olarak görünümünü ayarlayabiliyor. 512 MB bellek ve Athlon 1700+ ile yoğun işlemler gerçekleştirirken iki kere buna tanık olduk; bilgisayarın performansı düşük olduğu için, grafik “güzellik”lerden bazılarını kapatmak isteyip istemediğimizi sordu.

Başlat menü yapısı

Emektar “Başlat Menüsü” yerine gelen küreye tıkladığınızda biraz daha derli toplu ve güzel görünümlü bir menüyle karşılaşıyorsunuz. Saydamlık burada da yerini alıyor. Sağ kanatta hızlı erişim için gerekli yerler listelenmiş ve kesimin üstündeki simge herbiri için farklı görünüyor. Kapatma ve kilitleme kısayollarının yanındaki ok, bu tip diğer işlemlerin olduğu bir menü daha açıyor. Kapatma düğmesi varsayılan olarak sistemi beklemeye alıyor. Sol kanatta yine sık kullanılan uygulamalar dizilmiş.

Windows XP’deki kat kat açılan menülerin yerini alan yöntemde, her alt menü aynı alanda açılıyor ve üst menüye dönmek için “Back” düğmesine basmak gerekiyor. Her seferinde bir fazla “Geri” tıklaması gerektiren yöntem, yine de eski sistemin açıla açıla ekranı kaplayabilen karmaşasından uzak ve temiz bir görüntü sunuyor. Alt kısımdaki arama çubuğu ile hızlı bir arama yapabiliyorsunuz.

Aslında bir programa ulaşmanın en hızlı yollarından biri bu tümleşik arama işlevi. Arama altyapısı, Vista’nın hemen hemen her yerinde karşımıza çıkıyor. Hızlı (anında) arama istenebilecek yerlerde, örneği kullanıcının belge dizinlerinde indeksleme yapılıyor. Bu indeksleme, bir dizüstünde pilden çalışma gibi durumlar için devreden çıkarılabiliyor. Ayrıca kullanıcının işlem gücüne ihtiyaç duyduğu zamanlarda indeksleme işlevi düşük bir öncelik düzeyinde çalıştırılarak kullanıcının performans düşüklüğü hissetmemesini sağlamayı deniyor.

Sidebar ve Gadget’lar

Windows Sidebar adı verilen yenilik, ekranın sol veya sağına yerleşen bir çubuk. Aero ile saydam olan çubuk, Basic görünümünde gri oluyor. Sidebar’da çeşitli küçük araçları çalıştırabiliyorsunuz, Linux altında KDE kullananlar, SuperKaramba’yı düşünebilir. Gadget adı verilen bu küçük araçlar, sarı yapışkan kağıtlar, bir saat ve işlemci yükü gibi pratik işlevler yanında, resimler dizininizdeki resimleri sırayla gösteren bir Slide Show oyuncağı gibi tamamen gereksiz görünen eğlencelikler de olabiliyor. Kurulumla birlikte 10 civarında Gadget geliyor ve dilerseniz internet üzerinden bunlara yenilerini ekleyebiliyorsunuz. Şu an için çok fazla seçeneğiniz yok, ancak Microsoft başka üreticilerin de Gadget üretebilmesini amaçlıyor. Resimde rastgele birkaç Gadget açtık; bir takvim sayfası, işlemci yükü ve RAM doluluğunu gösteren bir izleyici gibi… 1280×1024 noktacık boyutundaki aslını görmek için resme tıklayın. Sidebar, yaygınlaşan geniş ekranlarda daha hoş ve kullanışlı durabilir.

Ya da isterseniz bu Gadget’ları Sidebar’dan alıp masaüstüne saçabilirsiniz

Windows dosya gezgini

Bilgisayarım (My Computer) artık sadece Bilgisayar (Computer). Pencere daha fazla görsellik ve daha fazla bilgi verecek şekilde yapılandırılmış, ayrıca menü çubuğu görüntüden kaldırılmış; görüntülemek için “Alt” tuşuna basmalısınız. Pencerenin aşağıda kalan bölümünde, herhangi bir şey seçili değilse içinde bulunduğunuz yerle ilgili, seçili bir cisim varsa da onunla ilgili bilgiyi görebiliyorsunuz. Solda hemen gitmek isteyebileceğiniz yerler sıralanmış. Bir dizin yukarı çıkmaya yarayan düğme de kaldırılmış, çünkü adres çubuğunun yeni kullanım yöntemi onu gereksiz kılıyor:

Bilgisayarın neresinde olduğunuzu gösteren adres çubuğunun yapısı değiştirilerek, bulunduğunuz dizine kadarki üst dizinleri hiyerarşik olarak görüntüleyip, ulaşabileceğiniz bir hale getirilmiş. Bu tür gezinti yöntemlerine, Hansel ve Gretel masalında, kardeşlerin yollarını bulabilmek için arkalarında bıraktığı ekmek parçalarından esinlenerek Breadcrumb Navigation deniyor. Pencerenin, dolayısıyla adres çubuğunun genişliğine bağlı olarak, üst dizinlerden birkaç tanesini aynı anda görebiliyorsunuz. Yukarıdaki ekran görüntüsünde, “resimler” dizininden, bunun üç üst seviyesindeki “pclabs” dizinine gitmek için tek yapmak gereken, “pclabs” seçeneğine tıklamak. Bu şekilde hem daha fazla bilgi veriyor, hem de daha hızlı ulaşım sağlıyor. Eğer orada görünmeyen bir üst dizininiz varsa (yani çok derinlerdeyseniz) adres çubuğunda görünen en üst dizinin hemen solundaki oka tıklamak, Bilgisayar (Computer) katına kadar tüm üst dizinleri içeren bir menü açıyor. Geri ve İleri tuşları da yerinde, fakat adres çubuğunu kullanmaya bir kere alışınca onlara pek iltifat etmiyorsunuz, sadece bir kısayol kullanıp tamamen alakasız bir yere gittiyseniz aklınıza geliyor. Adres çubuğunun hemen sağında arama kutusu eklenmiş. “Search as you Type” tarzı arama kutusu, bulunulan dizinde siz yazdıkça filtreleme yapıyor.

Windows gezgini, dosya tipleri açısından da daha yetenekli ve bilgiyi organize etmek için sunduğu olanaklar genişlemiş. Ancak bunlar sadece tanıdığı dosya biçimleri için geçerli. Tanımadığı dosya tipleri arasında ise bizim inceleme sistemindeki müzik dosyalarının büyük çoğunluğunu oluşturan müzik dosyaları (FLAC veya OGG) ile OpenOffice.Org belgeleri vardı.

Dosya kopyalama penceresinde anlık aktarım hızı gibi bilgiler gösteriliyor.

Vista’nın arama işlevi, büyük oranda WinFS’in getirilerinden faydalanacaktı, ama şu an için WinFS ortalarda yok. Yine de Microsoft, varolan teknolojilerini kullanarak arama işlevini ciddi şekilde iyileştirmiş. İzlenen dizinlerde “anında arama” mümkün, ve dilediğiniz diğer alanlarda da daha önce Windows Explorer’a gömülü halde gördüğünüz “yazarken ara” tipi arama imkanınız var. Yaptığınız aramaları kaydederek, daha sonra bunlara hızlı ulaşım sağlayabiliyorsunuz. Kaydedilen aramalar sanal dizin gibi bir yapıya sahip ve güncelleniyor

Oyunlar

Windows Vista’da oyunlar da tamamen elden geçmiş. Pinball çıkarılırken, Mahjong ve Satranç gibi yeni oyunlar gelmiş. Eski sürümlerde varolanlar da dahil olmak üzere hepsi daha şık grafiklerle bezenmiş.

Oyunlar penceresinde, seçtiğiniz oyunun ne gibi bir “Performans Puanı” istediğini gösteriyor. Performans puanı konusunu yazının ilerleyen sayfalarında göreceksiniz, şimdilik Vista’nın bileşenleri ufak bir testle değerlendirmesi olarak düşünün. Sistemimizin performans puanı 1, oyunların önerdiği puanlar ise 2 olmasına rağmen güzel grafiklerle sorunsuz çalıştı.

Çokluortam Uygulamaları

Windows Media Player, 11 sürümüyle Vista’daki yerini alıyor. Bu sürüm, Vista genel görünüşüyle uyumlu şekilde düzenlenmiş ve daha fazla grafik sunuyor.

Media Library, eski “ağaç” görünümünden, tamamen grafik gösterime geçmiş. Sol taraftan seçtiğiniz ölçütlere göre listeleri size gösteriyor. Üst kısımda yine “yazarken ara” biçiminde bir arama çubuğu bulunuyor ve ortam kütüphanenizde arama yapıyor. Media Sharing ile, uyumlu aygıtlar arasında akış sağlayabiliyorsunuz; bu şekilde örneğin TV’de görüntü izlemek için bilgisayarı evin oturma odasına koymaya gerek kalmıyor. Gereken şey, tabii, uyumlu bir aygıtı, mesela Xbox 360’ı oturma odasına koymak.

Windows DVD Maker, resim ve videolarınızı TV’de izleyebileceğiniz bir DVD hazırlamak için Windows DVD Maker yazılımını içeriyor. Bununda DVD içeriğini hazırlayıp, buna menüler ekleyebiliyor ve sonra da DVD’ye bastırabiliyorsunuz. Program bir noktada eski sürümden Movie Maker’ı tamamlıyor.

Üstteki resimde Windows Media Center’ı görüyorsunuz.

Çokluortam uygulamalarının işlemci yükü ise biraz fazla gibi geldi.

Internet ve Ağ uygulamaları

Internet Explorer 7+

Windows Vista ile Internet Explorer 7+ geliyor. Elbette Internet Explorer 7 ile aynı şey aslında, Vista’da gelen sürüme 7+ demişler, çünkü bazı özellikleri sadece Vista altyapısında bulunan işlevlerle kullanılabiliyor, bu yüzden de XP altında çalışacak IE’de bulunmuyor. Menü çubuğunun kaldırılmasıyla görüntülenebilir alanın daha verimli kullanılması sağlanmış. İlk anda menüler olmayınca yaşanan şaşkınlığı attıktan sonra, daha rahat kullanabiliyorsunuz. Sekmeli gezinti özelliği kazandırılmış.

Quick Tabs ile, açık olan tüm sekmeleri küçük resim olarak görme olanağı da mevcut.

Internet Explorer, görüntü dışında, altyapı olarak da çok geniş kapsamlı bir yenilikten geçmiş. Vista’da güvenliği artırabilmek için, artık bir tür “Kum havuzu”nda çalışıyor; yani sınırlı bir kullanıcıdan bile daha düşük bir yetki düzeyinde. Ayrıca, görünüşü aynı olsa da, Internet Explorer, Windows kabuğundan ayrılmış. Daha önceki sürümlerde IE, aynı zamanda bilgisayarda gezinti (Dosya Tarayıcı, File Browser) için de kullanılıyordu. Bu iki yenilikle Vista’da güvenliğin belirgin şekilde artması bekleniyor, en azından, tarayıcıda keşfedilecek açığın sisteme verebileceği hasar azalacaktır. Güvenliğe yönelik gelişmelere bir örnek de dahili “Phishing” süzgeci. Tarayıcı davranışında, aşağıdaki durum çubuğunda her zaman bulunulan sayfanın adresini göstermesi gibi yine güvenlik önlemlerini sıkılaştıran değişiklikler var.

Gömülü RSS Feed özelliği ile bulunulan sayfadaki RSS’lere abone olunabiliyor ve böylece harici bir RSS okuyucuya ihtiyaç ortadan kalkıyor. Sağ alt kısımdaki büyüteç simgesi, yüksek çözünürlüklü büyük ekranlarda sayfaların daha rahat görüntülenebilmesi için sayfaya “zoom” yapmaya yarıyor. Bu işlev, sadece metin boyutunu değil, sayfayı bir bütün olarak büyütüyor. Yazıtiplerinin görüntüleme çözünürlüğü de otomatik olarak artıyor.

Performans konusunda ise ne yazık ki yine gereğinden fazla şey istiyor ve işlemci yükünü fazlaca artırabiliyor.

Meeting Space, oldukça geniş bir paylaşım ve ortak çalışma alanı sunuyor. NetMeeting’in yerini alan uygulamayla kullanıcılar uygulamalarını veya bütün bir masaüstünü ağda çalışma arkadaşlarıyla paylaşıma açabiliyor ve ortaklaşa dosya düzenleme veya notları paylaşma gibi grup çalışmalarına izin veriyor. Eğer bir ağ bulunamazsa, başka bir bilgisayarla otomatik olarak kablosuz ad-hoc bağlantı yapabilen yazılım 10 kullanıcıya kadar toplu çalışmayı mümkün kılıyor.

Outlook Express’in yerini ise Windows Mail almış. Şu an için Windows XP altında bulunmuyor, ama Windows Mail’ı geliştiren aynı ekip, benzer bir isimle yazılımı XP için de geliştiriyor. Temel yenilikleri bir Bayesian gereksiz posta ve bir Phishing süzgeci.

Takvim, yani Windows Calendar, çok karmaşık ve kapsamlı olmayan bir takvim uygulaması. iCalendar desteği var, ve ajandanızı paylaşma olanağı sağlıyor. Bunlar dışında pek fazla dişe dokunur özelliği yok.

Profil sihirbazı – farklı ağlarla kolay bağlanabilirlik

Benzer başka bir sihirbaz. Bir tür “Ağ profili” sihirbazı ile, farklı zamanlarda bağlandığınız birden fazla ağ için otomatik ayarları hazırlayabiliyor.

Ağ ayarları kullanıcı ile daha basit iletişim kuruyor.

Kaputu kaldırın, motora bakıyoruz

Vista, grafik masaüstü kullanımında eski sürümden hem görsel hem de kullanışlılık açısından büyük farklılıklar taşıyabilir, ancak kozmetik, özellikle de bu tür grafik masaüstü ortamlarını yıllardır taşıyan Linux/Unix ve Mac gibi platformlar varken, hepsi de oldukça pahalı olan Vista sürümlerinin fiyatını haklı çıkarmaya yeterli bir neden değil. Aradan geçen beş yılda Vista altyapı olarak da yenilikler ve geliştirmeler edinmiş.

Grafik efektler bir anlamda yeni Desktop Window Manager (DWM) ile mümkün olmuş. Bu modelde, uygulamaların ekrana kendilerini doğrudan çizdirmeleri yerine, bütün görüntü işlevleri tamponlara yapılıp, DWM tarafından uygulanıyor. Bu nedenle Aero, ekran kartında bolca bellek istiyor. Eğer ekran kartı belleğiniz yeterli değilse, “Basic” görünümle yetinmek zorunda kalıyorsunuz. Basit görünümde masaüstü grafikleri Windows XP’dekine benzer yöntemlerle oluşturuluyor. Yeni modelle aynı zamanda ekrandaki efektler mümkün olduğu kadar ekran kartı işlemcisi ile oluşturuluyor. Gelecekteki hedef, şimdiki CPU’yu da kullanan yöntemler yerine, grafik çizim işlerinin tamamen ekran kartına kaydırılması.

Vista, DirectX 10 ve Direct3D 10’u getiriyor. Direct3D 10, gelişmiş sürümden ziyade, toptan yeni bir yapı olarak düşünülmeli. Kullanılması için yeni donanım gerektirecek. Microsoft, Direct3D’nin grafik çizimlerini kat kat hızlandırabileceğini söylüyor, ancak bunu görebilmek için Direct3D destekli kartların masaüstlerimize düşmesini beklemeliyiz.

Performans

Performansa yönelik özelliklere ReadyBoost ile başlayabiliriz. ReadyBoost, USB 2.0 gibi bir bağlantıyla, verinin bir kısmını flash belleklere yerleştiriyor. Bu önbellekleme (caching) işlemi, rastgele okumalarda, mekanik kafanın daha fazla hareket etmesini gerektiren normal sabit disk teknolojisi yerine, daha hızlı olan flash bellek teknolojisini kullanarak sistemin daha hızlı tepki vermesini amaçlıyor.

ReadyBoost’un çalışması için, aygıtınızın en az 256 MB olması ve USB 2.0 bağlantı noktalarına bağlı bulunması gibi gereksinimler var. Görünen o ki aynı zamanda yonganın da ReadyBoost desteklemesi gerekiyor; yukarıdaki ekran görüntüsünde görüldüğü üzere, Vista tarafından sorunsuz tanınan USB bağlantı noktalarına sahip inceleme sistemimizde ReadyBoost çalışmayı reddetti.

ReadyDrive adı verilen işlev ise, Vista tarafından desteklenmesine rağmen, 2006 sonbaharında bu özelliği kullanabileceğiniz ticari bir sabit disk bulunmuyor. ReadyDrive’ı tanımlamadan önce, teknolojinin dayandığı hybrid drive (melez sürücü) kavramından kısaca bahsetmek gerek. Bir melez sürücü, normal sabit disk plakalarının yanısıra, büyük bir flash bellek alanına sahip bir sabit disk olacak. Sık erişilen veri mümkün olduğunca bu büyük flash bellek alanında tutularak, hızlı açılışlar ve düşük güç tüketimi hedefleniyor. Samsung ve Seagate tarafından geliştirilen ilk ürünler 2007’de bekleniyor. Şu an için bu teknolojiyi destekleyen bir tek Windows Vista var; ReadyDrive da Vista’daki desteğin adı.

SuperFetch, hangi uygulamaların kullanılacağını öngörerek belleğe erkenden yükleme fikrinden geliyor. SuperFetch, sık kullanılan uygulamaları belleğe ya daha önceden alıyor, ya da yüklendikten sonra bellekten sanal belleklere taşınmasını engelliyor, böylece kullanıcı aynı uygulamayı çalıştırmak istediğinde, sabit disk okuması kaynaklı beklemeleri en aza indirgemeye çalışıyor. Vista aynı zamanda bu önyükleme için RAM yerine USB noktasından bağlananlar gibi flash bellekleri de kullanabiliyor.

Güvenlik

Windows ailesinin en çok eleştirilen yönlerinden biri güvenlik açısından taşıdıkları zayıflıktı. Vista güvenliğe Windows XP’den daha fazla önem veriyor gibi görünüyor.

Güvenlik önlemlerinden biri, Users Access Control (UAC). UAC ile artık bütün kullanıcılar ve uygulamalar, normal bir yetki düzeyinde çalışıyorlar. Eğer bir uygulamanın yönetici yetkilerine ihtiyacı olursa, bunu elde etmek için kullanıcının onayı gerekiyor. Odaktaki uygulama, doğrudan izin isteyebilirken, uygulama odakta değilse, odağı almak için beklemek durumunda. Bu sırada görev çubuğundaki simgesi parlıyor. İzin isteme durumunda, tüm ekran kararıyor ve kullanıcı sadece izin isteme penceresiyle etkileşime girebiliyor. Normal kullanıcılar, yönetici yetkilerine sahip bir kullanıcı adı ve parolaya gereksinim duyarken, yönetici yetkisine sahip kullanıcılar parola sorulup sorulmayacağına karar verebiliyor. Vista kurulumunda girilen kullanıcı adı varsayılan olarak yönetici haklarına sahip, ve bir program daha yüksek yetki istediğinde UAC bu kullanıcıya parola sormak yerine, sadece izin verip vermediğini sormakla yetiniyor. UAC, RC2 öncesi sürümlerde, kullanıcıya fazla müdahale ettiği şikayetlerini almıştı, RC2’de o kadar belirgin bir sorun yaşatmıyor ancak büyük olasılıkla Vista kullanımı arttıkça Microsoft UAC’nin izin sorup sormadığı yerleri geliştirecektir.

Windows Firewall -muhtemelen gelişmiş sürümüyle- Vista’da yerini almış ve bunun yanına Windows Defender eklenmiş. Windows Defender, Windows AntiSpyware’den geliyor. Sadece casus yazılımları bulup temizlemek değil, aynı zamanda sistemin belli alanlarında gerçek-zamanlı koruma uyguladığı için adı Defender olmuş. Defender, potansiyel sorunlar hakkında Microsoft’a bilgi gönderebiliyor ve Microsoft SpyNet entegrasyonuna sahip. SpyNet, kullanıcılardan ve diğer araştırmalardan, casus yazılımlar hakkında dinamik bir bilgi bankası gibi işliyor.

Giriş yönetimi, üçüncü parti üreticilerin çeşitli güvenlik önlemi teklifleri için olanaklar sağlayacak şekilde genişletilmiş. İlginizi çekebilecek bir yönü, bu genişletmenin, parmak izi okuyucuları veya ses tanıma gibi yöntemlerle de kullanıcıların kimlik doğrulama işlemlerini yapabilecek olması.

Tümleşik ebeveyn kontrol sistemi ile, bilgisayarı kullanan çocuklarının karşılaşacağı içerik hakkında endişelenen ebeveynler için bir kontrol mekanizması gelmiş. Ebeveyn kontrol sistemi, çeşitli oyun derecelendirme sistemlerini kullanabiliyor. Denerseniz Vista da uyaracak ama aklınızda bulunsun, yönetici hesaplarınız şifrelenmiş değilse hiçbir anlamı kalmıyor.

Sabit disk içeriğini şifreleme özelliği BitLocker ile geliştirilmiş. Hatırlarsanız ABD’de bazı devlet kuruluşlarının çalışanlarına ait dizüstü bilgisayarların çalınması sonucu güvenlik endişeleri başgöstermiş, devlet kurumlarına bazı güvenlik standartlarını zorunlu tutan belgeler iletilmişti. Bu açıdan gizli bilgilerin sadece yetkili kişiler tarafından ulaşılabilecek şekilde şifrelenmesi bir güvenlik ihtiyacı saıylır. BitLocker, Trusted Platform Module (TPM) yongalarıyla da çalışabiliyor.

Internet Explorer’a getirilen yeniliklerle birlikte Vista teorik olarak oldukça güvenli gözüküyor, en azından Windows XP’ye göre. Ancak bu yöntemlerin daha gelişmesi gerekiyor. Bazı antivirüs üreticileri geçtiğimiz aylarda Vista’nın düşük seviyedeki bazı güvenlik özelliklerinin, aynı zamanda kendilerinin işini zorlaştırdığından şikayet ettiler. Bu durumun çözülmesi önemli sayılabilir; eğer iyi bir çözüm getirilmezse virüslere karşı savunma için azalan seçenekler, aslında daha büyük tehlikeleri getirebilir. Ayrıca tatmin edici güvenliğe ulaşmak biraz daha zaman isteyen bir iş. Gerçekten güvenli olup olmadığını zaman gösterecek.

Vista, kullanıcıya geniş yedekleme olanakları da sunuyor. Özellikle Windows 2003 Server’dan gelen yeteneklerle, sistem otomatik olarak kullanıcı dosyalarının yedeğini alabiliyor ve bunu belirlenen yerlere depoluyor. Yedekler artımlı olarak alınabiliyor, yani daha önce yapılan bir yedeğin üzerine sadece farklılıklar eklenerek, uzun sürebilecek bir “tam yedekleme” işleminden kaçınmak mümkün. Teknik olarak Windows 2003 Server’dan gelen “Shadow Copies”, Vista’da Previous Versions adı verilen özelliğin altında yatıyor. Previous Versions’ın, dosyalarınızın belirli zamanlarda fotoğrafını çektiğini düşünebilirsiniz. Böylece, üzerinde çalıştığınız bir belgenin yeni bir kopyasını kaydedeceğinize, yanlışlıkla üstüne yazarsanız, belgenin eski halini getirmek için bir şansınız daha oluyor.

Ağ Altyapısı

Windows Vista tamamen yeniden yazılmış bir ağ katmanı da getiriyor. Yerleşik IPv6 desteği eklenmiş ve ayarlar dinamik değiştirilebiliyor; böylece “parmağınızı oynatsanız restart” şikayeti eleniyor. Kablosuz ağ desteği geliştirilmiş ve sisteme daha iyi entegre edilmiş. Fast Roaming özelliği ile kablosuz ağlar arası geçişlerde bağlantı kopmalarının önüne geçilmek istenmiş. Bunu deneme imkanımız olmadı.

Kullanıcı için ağ arayüzü basitleştirilmiş. Vista kurulumumuzda herhangi bir çalışma grubu tanımlamadık. Ekran görüntüsünde DEIMOS olarak gözüken makine, PCLABS çalışma grubundaki Windows XP Home Edition çalıştıran dizüstü bilgisayarı. Deimos’tan Vista kurulu olan PCLABs-PC makinesini doğrudan göremiyoruz. Ancak Vista ile herhangi bir ayar yapmadan ona bağlanabiliyoruz. Sık sık farklı çalışma gruplarına katılan bilgisayarların, eski sistemde her seferinde yeniden başlatılması gerekiyordu.

Vista ile Server Message Block (SMB) 2.0 da geliyor. SMB 2.0 sadece Vista ve aynı altyapıya sahip sistemlerde kullanılabilecek, bunun yanında eski sistemlerle bağlanabilirliği korumak için SMB 1 de Vista’ya dahil. Bu, Linux sistemlerin Windows ağlarına katılmasını sağlayan Samba projesinin de Vista için çalışabilmesi demek. Ancak Samba ile Microsoft arasında bazen gündeme gelen “kedi-fare oyunu”na tanık olma ihtimalimiz hala var.

Donanımla arası nasıl?

Eski Beta’lardan beri Vista’nın sistem kaynağı açlığı hakkında dedikodular dönüyordu. Beta’ların optimize edilmemiş ve genellikle debug için gerekli ıvır-zıvır açık olarak derlenmiş olmaları nedeniyle bunlarda gerçek payı da yok değildi; örneğin ilk dedikodularda 3 GHz işlemci gereksiniminden sözediliyordu. RC2 ise son ürüne daha yakın sonuçlar verecektir.

Şu anda pek çok kullanıcının sahip olduğu sistemlere yakın veya daha düşük performansa sahip bir standart masaüstü bilgisayara Vista kurduk ve bir süredir kullanıyoruz. Bu temel sistemde değişiklikler yaparak kullanım sırasında performansın nasıl olduğuna ve ne tür parça yükseltmeleri gerekebileceğine bakacağız. Rahat bir şekilde kullanılabilir hale getiren yükseltmelerin üstünde performans veren parçalar kuşkusuz sorun olmayacaktır. Bileşenler şöyle:

Abit AT7-MAX2 anakart
AMD Athlon XP 1700+ işlemci (2500+ düzeyine kadar)
Radeon 9600XT ekran kartı, 128 MB bellek
512 MB sistem belleği (2 GB toplama kadar)
Western Digital 80 GB sabit disk
Hyundai L72S monitör
Logitech Desktop Express kablosuz klavye-fare seti

Taban sistem bu. Normalde işlemci 2500+ civarına overclock ederek kullanılıyor. İyi bir güç kaynağı ve düzgün bir soğutma yardımıyla, donanım kaynaklı dengesizliklerden uzak sayılır. Her bir parça için, diğerlerini çıkabilecek en yüksek noktada tutarak değişiklikler yaptık ve kullanımdaki aksamaları gözlemledik.

Vista içerisinde, bilgisayarınızın belirli bileşenlerini test edip, puan veren ufak bir “benchmark” düzeneği var. Kurulumda çalışan bu düzenek, size bir “Windows Experience Index” veriyor. Bu puanlama, Vista’nın nasıl görüneceğine karar vermesine ve oyunlar gibi eklerde belirtilerek, kullanıp kullanamayacağnızı kestirmenize yardım ediyor. Genel puan, testten geçen bileşenlerden en düşüğünün puanı oluyor. Sistem performansının darboğazı, en yavaş bileşen olduğuna göre bu anlamlı bir puanlama. Tavan puan şu an 6.0 ile sınırlı, ama teknoloji ilerleyip standartlar yükseldikçe, puanın da yükseleceği söyleniyor.

Yukarıdaki resimde, 1 GB bellek ve işlemci 2500+ düzeyine overclock edildiğinde aldığımız puanı görüyorsunuz. Parçaların tek tek puanları şöyle:

İşlemci: Overclock edilmiş haliyle 3.2
Hafıza: Görünüşe göre miktarı değil, bantgenişliğini hesaba katıyor. 1 GB DDR333 kipinde çalışan RAM modülü, 4.1 puan almış. Anakartın hafıza böleni nedeniyle, aslında DDR400 olan bellekler, 166 MHz FSB ile otomatik olarak DDR333 çalışıyor. Çok belirgin fark olmuyor ancak.
Grafik: Windows Aero için masaüstü performansı olarak etiketlenmiş. 1.0 alıyor.
Oyun Grafiği: 3 boyut performansı hesaba katılmış ve yine 1.0 almış.
Sabit disk: Western Digital’dan 7200 rpm 80 GB sabit diskimiz 5.0 puan alıyor.

Ekran kartı başarılı bir yonga taşımasına rağmen, WEI puanını düşük tutan darboğaz oluyor. Diğer bileşenler ise WEI’e göre pek düşük sayılmaz.

Vista için önerilen donanım bileşenleri konusunda Microsoft iki kategori yapıyor. Bunlardan birincisi, Windows Vista Capable PC olarak etiketlenenler. En az 800 MHz saat hızına sahip bir işlemci, 512 MB bellek ve DirectX 9 destekli herhangi bir ekran kartı olarak sıralanan en düşük gereksinimler, kuşkusuz Aero da dahil olmak üzere pek çok Vista deneyimini yaşayamamak demek. İkinci sınıf ise Windows Vista Premium Ready PC. Bunun en düşük gereksinim listesi biraz daha büyük:

1 GHz x86 veya x64 işlemci
1 GB sistem belleği
En az 128 MB belleğe sahip, Pixel Shader 2.0 destekli, piksel başına 32 bit veren, yeni Windows Display Driver Model (WDDM) sürüc destekli bir ekran kartı
40 GB sabit disk üstünde 15 GB boş alan
DVD sürücü
Internet erişimi vs.

Windows Vista Starter dışındaki sürümlerde en düşük 512 MB bellek isteniyor. Starter’ı şu an için konu dışı sayalım, kullanılabilir bir ürün sayılmaz çünkü.

RAM ile başlayalım.

512 MB RAM, Vista Capable PC için önerilen en düşük miktar. Bu miktar büyük olasılıkla Aero gibi pek çok işlevin kapalı olduğu durum için verilmiş bir değer, ancak Basic ile ilgili deneyime girmeden Aero gibi sisteme daha fazla yük olan durumu inceliyoruz.

İyileştirilen bellek yönetimi sayesinde, Vista, her ne kadar başta Windows XP’den daha fazla bellek işgal ediyorsa da, kullanılan bellek alanı, yeniden başlatana kadar Windows XP kadar hızlı büyümüyor. Ancak bu, 512 MB belleğin yetersiz olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Yukarıda , ilk açılıştan bir süre sonra bellek kullanımı oturmuşken, sadece MSN Messenger açıkken kullanılan bellek miktarını görüyorsunuz: 330 MB.

Bu ekran görüntüsü ise, resim düzenleme için GIMP, birinde 8 sekme açık olan iki tane Internet Explorer penceresi, Foobar2000, üç tane Windows Explorer penceresi ve bir de MSN Messenger açıkken alındı. Daha fazla ayrıntı isteyen olursa; GIMP’te herhangi bir resim açık değildi ve sadece araçları içeren kutucuk görüntüdeydi. Kullanılan bellek 410 MB civarında geziniyor ve uygulamalar arası geçişlerde sabit disk erişimi ciddi şekilde artıyor. Folder Options’tan, korunan sistem dosyalarının görüntülenmesi seçeneğini açtığımızda, kök dizinde 1 GB büyüklüğünde bir pagefile.sys dosyası gözümüze çarpıyor. pagefile.sys, Windows NT ve takipçilerinin sanal bellek dosyasının adı. 1 GB büyüklük, tamamının bir ihtiyaç olduğunu göstermese de, sık ve uzun süren disk erişimi, bir hafıza yetersizliğinin alameti. Diğer bileşenlerin herhangi biri belirgin darboğaz yaratmadı.

F.E.A.R. Demo oynamak ise oyundan bekleyebileceğiniz keyfi alıp götürüyor. Her ne kadar oynanabilir durumdaysa da, kapalı mekanlarda bile sabit disk erişimlerinden kaynaklanan duraksamalar can sıkıcı derecede sık.

1 GB RAM, Vista Premium Ready PC ünvanını taşıyan bilgisayarlar için giriş düzeyi. Daha ciddi bir gündelik kullanıma benzemesi için, bu aşamada daha fazla IE sekmesi açarak sistem yükünü biraz artırıyoruz.

Sistemde takılı bellek miktarı yüksek olduğu için Vista da bellek kullanımında daha rahat davranıyor. Yukarıdaki ekran görüntüsü yine 512 MB bellekli olanla aynı programlar açıkken alındı, yalnız Internet Explorer’da toplam 20 civarında sekme vardı. İşlemci yükünün fazlalığı dikkatinizi çekmiştir; bu Internet Explorer’dan kaynaklanıyor. Vista gerçekten de 1 GB bellekle kullanılabilir düzeye geliyor. Yine diskte irice bir takas dosyası açtı, ama pek fazla disk işlemi yok.

1 GB hafızayla F.E.A.R oynanabilir durumda. Ancak bellek kullanımını görebilmek için, bir çatışma sırasında Atl+Tab ile masaüstüne düştüğümüzde karşımıza çıkan manzara da bu. Belleğin neredeyse tamamı kullanımda ve daha fazlası her an gerekebilir; zaten oyun içinde de sabit disk okuması kaynaklı ufak takılmalar bu durumu doğruluyor. Yeni oyunlar, sistemde yeteri kadar bellek varsa, bu bellekte yüzlerce MB alanı kaplayabiliyorlar.

2 GB bellek ise, ağır oyunlar ve profesyonel işlemleri değil, daha “normal” masaüstü kullanımını gözlemlediğimiz bu kısımdaki tüm sorunlarımızı sildi götürdü. Bolca Internet Explorer sekmesi, bu yazının yazıldığı Nvu gibi bazı durumlarda kullanıcıların açmak isteyebileceği bir yığın program üzerine Media Center’da oynatılan bir DVD ekleyince bile, sistem bellek kullanımı 1 GB’ın biraz üzerine çıktı, ancak 1.5 GB gibi değerleri hiç görmedi.

Ekran kartınız Aero’yu destekliyorsa başarım yönünden pek büyük bir sorununuz olmayacaktır. Vista ile gelen yeni sürücü modeli, saydamlık veya üç boyutlu görünüm gibi işlevlerin işlemciyi meşgul etmek yerine ekran kartına yüklenmesini amaçlıyor. Grafik masaüstü arabirimi, getirdiği yeniliklere karşın çok ağır sayılmaz. Oyunlarda ise şimdilik pek bir değişiklik yok görünüyor, ancak DirectX 10 ile birlikte daha yüksek performans elde edilebileceği öngörülüyor. Ekran kartınız Aero’yu desteklemiyorsa zaten Basic görünümü kullanacaksınız. Not olarak muhtemelen Experience Index’in bir hatasını da düşelim: İncelemeyle pek ilgili olmayan bir nedenle 64 MB bellekli bir GeForce 2MX400 ekran kartıyla sistemi açtık ve WEI’de bizim 128 MB bellekli Radeon 9600XT’den daha yüksek grafik puanı aldığını gördük! Aero falan açılmadı tabii, ama çalıştı…

İşlemci tarafında Microsoft, Premium için bile 1 GHz değerini yeterli görmüş. Ancak buna güvenip rahat edeceğinizi düşünmeyin. DVD oynatmak gibi işlemler oldukça yüksek işlemci gücü kullanıyor. Masaüstünde yaptığınız diğer işleriniz ve arka planda çalışması muhtemel Antivirüs gibi uygulamalarınızı da hesaba katmak gerek. Ayrıca, kullanım sırasında gözümüze çarpan ufak bir ayrıntı var. Sidebar’ın saydamlık geçişlerinde işlemci yükü tavan yapıp geri geliyor. Bu, yukarıda bahsi geçen yeni sürücü modeline rağmen, efektlerin hala işlemciye yük olduğunu ima ediyor. Zaten bu sürücü modeli, 1. sürüm. Esas gelişme ikinci sürümde bekleniyor. Kullanım deneyimimizde Athlon XP 1700+ işlemcinin, yeterli olmakla birlikte sınırlarına kolay ulaştığı sonucuna vardık. İşlemciyi 2500+ seviyesine overclock ettiğimizde de belirgin bir performans artışı oldu, daha doğrusu, ilk durumda sistemin yavaş çalıştığını hissedebiliyorsunuz.

Sabit diskte istenen 15 GB boşluk, kurulumun hemen ardından kendisini onaylatıyor. İncelemede kullandığımız RC2 Ultimate Edition, ilk kurulumda 8 GB gibi bir sabit disk alanını kaplıyor. Bellek miktarınız düşükse yine GB ile ölçülen takas dosyasını (sanal belleği) ve zamanla oluşacak şişmeyi bu rakama ekleyin. İnceleme için 80 GB diskli sistemimizde kurulu diğer bir işletim sistemini silmek zorunda kaldık.

Sonuçları şöyle bir toparlarsak, “Vista’ya geçmek için en büyük sorun” ödülünü bellek gereksinimi alıyor. İlk 512 MB modülünüzü Vista’ya ayırın, ve uygulamalarınıza göre bunun üzerine 512 MB modüller ekleyin diyebiliriz. Sisteminizi internet gezintisi ve e-postalarınıza bakmak gibi işlemlerde kullanıyor ve genellikle az sayıda uygulamayı aynı anda çalıştırıyorsanız, 512 MB ile “idare edersiniz”. 512 MB bellekle Windows XP altında mutlu olan, bilgisayarını daha geniş kapsamlı kullananlar ise belleklerini 1 GB yaparak durumu kurtarabilirler. Bu değer aynı zamanda yeterli bir oyun performansı da verecektir. Daha sıkı oyuncular, ki bu kategoridekiler muhtemelen Windows XP altında 1 GB belleği zaten tutuyor, ek bir 512 MB ile eski rahatlıklarını tekrar bulabilirler. Sağlam oyuncu değilseniz veya bilgisayarınızı profesyonel olarak ağır işler için kullanmıyorsanız 2 GB ve üzeri de bir ihtiyaç değil. 64 bit işlemci kullananların ise bellek miktarını daha yüksek seçmeleri öneriliyor.

Athlon XP 1700+, Microsoft’un belirttiği değerlerin üzerinde bir işlemci olmakla birlikte, sınırlarına çok çabuk ulaşıyor. Overclock ile 2500+ yapmak, Microsoft’un listesine göre masaüstü kullanıcısının işini kolaylıkla görecek bir değere çıkmak anl—– geliyor. Bu seviye, Firefox’ta bolca sekmeyle gezinti yaparken, bir taraftan bu yazıyı yazmak, arka planda bir-iki uygulama çalıştırmak gibi işlerle uğraşırken sıkılıp mola verdiğimizde Media Player ile bir DVD izlemek için yeterli geldi. Aynı işlerde 1700+ çalıştırmak rahatsız eden gecikmelerle sonuçlandı. “Durumu kurtarmak”tan daha iyisini istiyorsanız, Vista’nın çoklu thread’leri Windows XP’den daha fazla kullandığı ifadesine dayanarak, en azından Intel’in HyperThreading’li, veya daha iyisi güncel çift çekirdekli bir işlemciye yükseltmek isteyebilirsiniz, ancak sırf Vista çalıştırmak için platformunuzu toptan yükseltmeye ihtiyacınız yok.

Donanım sürücülerinde, beklediğimizin aksine çok büyük sorunlar bulunmuyor. Vista, inceleme sisteminin IDE RAID yongası hariç bütün bileşenlerini kendiliğinden tanıdı. Highpoint’ten gelen IDE RAID yongamızın Windows XP sürücüleri ise Vista altında çalışıyor. Tamamen değişen görüntü sürücü yapısı nedeniyle ekran kartlarında ilk etapta sorun yaşanması beklenebilir. Yazının yayına hazırlandığı sırada ne ATI ne de nVidia kartları için resmi sürücüler hazırdı. Her iki üretici de Vista’nın bizim incelediğimiz RC2 (Build 5744) ve yeni bilgisayarlarla verilmek üzere Kasım ayı içerisinde piyasaya çıkan RTM sürümleri için BETA sürücüleri sağlıyor, ancak bunlar için herhangi bir resmi destek yok. ATI Radeon 9600XT ekran kartımız, ATI Catalyst Beta sürücüleriyle sorunsuz çalıştı. Ayrıca Samsung ML-1610 modeli lazer yazıcımızla D-Link G122 kablosuz USB adaptörünün Windows XP sürücüsü çalışmadı. Bunların açıklaması, görüntü, yazdırma altsistemleri ve ağ katmanındaki geniş kapsamlı değişiklikler olabilir. Geri kalan donanımlar için internette “Genellikle Windows XP sürücüleriyle çalışıyor” deniyor, ancak bu kadar erken bir vakitte sürpriz yaşarsanız şaşırmayın.

Sürümler ve özellikler: Hangisini kim almak ister?

Vista, öncüllerinin hepsinden fazla sayıda sürüm seçeneğiyle geliyor. Uzun aksesuar listesi sadece en pahalı sürümde standart. Sadece iki temel sürümle, Home Edition ve daha yetenekli (“pahalı” diye telaffuz ediliyor) olan Professional Edition varken, bunlar arasında karar vermek oldukça kolaydı. Şimdi ise Vista’nın 6 temel sürümü ve bunların “N”, “K”, 64/32 bit olanları gibi bir yığın sürümünü göreceksiniz.

Kurulum ve lisans sistemine göre, tüm sürümler tek ve aynı DVD içerisinde gelecek. Kurmak istediğiniz sürümü belirleyen, kurulum sırasında gireceğiniz ürün lisans numaraları. Böylece Home Basic lisansı aldıktan sonra, bunu Ultimate’a yükseltmek istediğinizde, yeni bir DVD yerine yeni bir lisans kodu almanız yeterli olacak. Korsan kopyacıların işini kolaylaştıracak gibi görünse de, aslında net bir farkı yok. “Köşedeki bilgisayarcı” zaten şu anda da Windows’un tüm sürümlerinin kopya CD’lerini satabiliyor.

Şimdi, illa ki Vista’ya geçmek isteyenler için, bu sürümlere kısaca bir gözatıp, dikkat edilmesi gereken noktalardan bahsedelim. Sürümlerin potansiyel kullanıcıları hakkında bir-iki söz söyleme imkanımız da olacak. Ülkemizde nasıl fiyatlandırılacağından henüz emin değiliz, yanlarında yazan fiyatları sadece sürümler arasındaki fiyat farklarını görmek için kullanın.

Windows Vista Starter (Fiyat belirtilmemiş)

Vista Starter, gelişmekte olan ülkeler pazarı için düşünülmüş bir ürün. ABD, Avrupa ve dünya bankası tarafından belli bir gelir düzeyinin üstünde ortalamaya sahip olduğu belirlenen pazarlara sürülmeyecek olan Vista Starter, korsan yazılımın yaygın olduğu bu pazarlara, diğerilerinden çok daha düşük fiyata sürülecek. Starter, aynı anda üçten fazla programın çalışmaması, ağ bağlantıları ve kullanılabilecek işlemci gibi kısıtlamalarla geliyor. İlginç olan bir nokta, Starter’ın 256 MB fiziksel bellek kısıtlamasını da içermesi. Üçten fazla program çalıştırmayacağı için bu yeterli görülmüş olmalı.

Starter kimin için mi? Kendimizi çok zorlarsak, eğitim kurumları için diyebiliriz belki. Ama bizce bunu bir kalemde geçin ve işletim sistemine daha çok benzeyen bir şeye bakın.

Windows Vista Home Basic (199 USD)

Vista Home Basic, Starter’ı saymazsak (ki saymayalım zaten) Vista’nın giriş seviyesi sürümü. Home Basic’in bir de “N” sürümü var. Tekelcilik suçlamaları ve alınan bazı kararlar sonucunda Microsoft’un Avrupa’da geçirdiği zor günler, Media Player gibi eksiklikleri olan “N” sürümleri çıkmasına neden oldu. N sürümü sadece Avrupa’da satışa sunulacak.

Home Basic, Windows XP Home Edition’un takipçisi olarak planlanmış. Aero kullanıcı arabirimini içermeyen sürümde, görev çubuğunda gerçek zamanlı pencere önizlemeleri gibi grafik güzellikler de yok. Sürüm en yüksek 8 GB bellek gibi donanım kısıtlamalarını da getiriyor.

Vista’nın Windows XP üzerine sadece görüntü değil, kod tabanı olarak da yenilikler getirdiğini ve -aynı XP çıktığında duyurulduğu gibi- şu ana kadar üretilen en güvenli Windows sürümü olacağı varsayımını kabul edersek, Home Basic’in, modern bir işletim sistemine sahip olmak isteyen giriş seviyesi kullanıcılar için olduğunu düşünebiliriz.

Diğer taraftan, modern işletim sistemi, sadece kod tabanına getirilen yeniliklerden ibaret değil. Bugün, kullanıcının bilgisayarıyla etkileşimi, hem bilgisayar başında geçirilen saatler açısından, hem de bu saatlerin verimliliği açısından oldukça önemli. Mac’ler ve Linux grafik arabirimlerinin sunduğu kolaylıkl/güzellik elemanları Home Basic’te bulunmuyor ve Home Premium ile arasında amazon.com fiyatlarına göre yaklaşık 40 USD fark var, bu fark, Premium’u tercih etmek için yeter de artar bile.

Home Basic’in diğer özelliklerini sıralarsak:

User Account Control (UAC), Windows Defender gibi güvenlik bileşenleri.
Windows ReadyDrive/ReadyBoost, SuperFetch gibi performans özellikleri
8 GB bellek ve 1 fiziksel işlemci desteği (Bellek miktarı 32 bit işlemcilerde 4 GB ile fiziksel olarak sınırlı)
Gerçek zamanlı yedekleme ve yedekten geri getirme
Internet Explorer 7(+), Windows Mail
Windows Calendar, Contacts, Sidebar, Games Explorer
Aynı anda 5’e kadar ağ bağlantısı

Bunların dışında, Windows Meeting Space ve Remote Desktop gibi özellikler kısıtlanmış; örneğin Remote Desktop sunucusu yok, sadece bir sunucuya bağlanmak için istemci var.

Windows Vista Home Premium (239 USD)

Windows Vista Home Premium’u, aksesuarlı Home Basic olarak adlandırabiliriz. Aero’yu kullanabildiğiniz en ufak sürüm de bu. Home Premium, Home Basic’in tüm özelliklerini taşıyor ve bunların üstüne yenilerini ekliyor, veya kısıtlamalarını kaldırıyor. Ek özelliklerden bazıları şunlar:

64 bit makineler için 16 GB bellek desteği ile 2 fiziksel işlemci
Windows Media Center; WMC HDTV ve Xbox360 uyumluluğu
Movie Maker, DVD Maker
Tablet PC ve Touchscreen desteği, Windows SideShow
Network Projector desteği
10’a kadar ağ bağlantı desteği
Windows Aero kullanıcı arabirimi, gerçek zamanlı görev çubuğu önizlemeleri, Flip 3D

Bunlarla birlikte, Windows Meeting Space’teki sadece görüntüleme sınırlaması kaldırılmış, WMS tam işlevsellikle çalışıyor. Home Basic’te öne sürdüğümüz görüşlerle uyumlu olarak, Vista’ya geçmek isteyen ev kullanıcılarının bu sürümü alması uygun gözüküyor. Aradaki %20 civarında fiyat farkı için değer.

Windows Vista Business (299 USD)

Windows Vista Business, adından anlaşıldığı üzere işyerleri için düşünülmüş. Eğlence ve görüntü seçenekleri açısından Windows Vista Home Basic ile Home Premium arasında kalıyor; Basic’te olmayan üç boyutlu masaüstü etkilerine sahip olmakla birlikte, Home Premium’da bulunan Media Center, Movie Maker ve DVD Maker eksik. Ayrıca -yine her iki Home sürümünde bulunan- ebeveyn kontrolleri de iş ortamında kullanılacağı düşünülerek kaldırılmış.

Bunlar dışında kalan özellikleri, Windows Vista Home Premium’unkilere eklemek üzere sıralarsak:

Kaldırılan bellek sınırlaması
Windows Shadow Copy, şifrelemeli dosya sistemi (EFS), tam sistem yedeklemesi
Internet Information Server
Remote Desktop Server

Ayrıca Home sürümlerindeki sınırlı olarak varolan işlevlerin tamamının sınırlamaları yokedilmiş. Bu haliyle, pek çok iş ortamında kullanılmak üzere çıkan sürüm bu.

Windows Vista Enterprise (Sadece Volume Licensing)

Windows Vista Enterprise, sadece Volume Licensing ile sunulacak. Teknik olarak bir Business sürümü üzerine BitLocker gibi eklerin koyulması.

Windows Vista Ultimate (399 USD)

RC2 ile kurulan, dolayısıyla bizim incelemizde kullanılan Vista sürümü Ultimate Edition. Yukarıya çıkıp, diğer sürümlerde sıraladığımız özelliklerin hepsini alt alta yazın ve kenarları yuvarlatılmış siyah bir kutuya koyun. Ah, üstüne de Home Basic’in iki katı kadar bir fiyat etiketi yapıştırın!

Windows Vista: Değer mi?

Görünüm ve kullanım kolaylığı yönlerinden, Windows Vista, daha önce sistemiyle uğraşmak isteyen kullanıcıların üçüncü parti yazılımlarla sağlamaya çalıştığı geliştirmeleri ve yeni altyapısından faydalanarak daha fazlasını getiriyor. Bunu, Windows XP’ye alışık kullanıcıların alışkanlıklarını çok fazla değiştirmekten kaçınıyor. Bu geliştirmeler, Linux ve Mac OS grafik masaüstü ortamlarıyla karşılaştırıldığında devrim yaratacak bir şey içermiyor, ancak özellikle oyun ve ihtiyaç duydukları başka özelleşmiş uygulamalar için Windows kullanmak zorunda olan kullanıcılar için en sonunda “medeni” bir ortam sunuyor.

Büyük oranda değişen altyapı, Windows sunucu sürümlerinden aldığı katkılarla, yine bir “Şimdiye kadarki en güvenli Windows” izlenimi veriyor. Güvenlik yetenekleri yazıda bahsettiğimizden çok daha geniş ve bol miktarda yeni düşük seviye özellik içeriyor. Srücü altyapısı, bazı donanımlar için ilk etapta sorunlara gebe ama donanım -ve yazılım- üreticileri, sorunlu ürünleri Vista altında daha iyi çalıştırmak için hızlı davranacaklardır. Hatırlatmakta fayda var ki bunların kendilerini kanıtlamaları için zaman gerek.

Vista’nın önündeki engellerden birisi, Windows XP’nin başarısı. Eleştirilen pek çok yönüne karşın, Windows XP’nin masaüstündeki yaygınlığı birden fazla şekilde Vista’nın başarısını da etkileyecek, daha doğrusu muhtemelen geciktirecektir. Herşeyden önce herke donanımını ve yazılımını Windows XP için üretiyor. Bunlar, sorun çıkaranlar olsa da genellikle Vista altında çalışabiliyor veya kısa zamanda Vista ile ilgili sorunları aşacaklar. Ama zaten ihtiyaç duyduğunuz uygulama, sahip olduğunuz Windows XP altında çalışıyorsa, neden masrafa giresiniz ki? Bu anlamda Windows XP-Windows Vista geçişi, Windows 98-Windows XP geçişi gibi değil. Windows XP, o zamanlar bir önceki sürüme göre hemen belirgin olan özellikler içeriyordu. Özellikle ev kullanıcıları içinse Windows Vista, Windows XP’nin makyajlanmış halinin çok ötesinde algılanmayabilir.

Windows Vista’nın getirileri bir de fiyat ve donanım açlığı nedeniyle gölgeleniyor. Özellikle ek bellek ihtiyacı ile, Vista’ya geçiş maliyeti oldukça yüksek. Ülkemizde uygulanacak fiyat politikasına bağlı olarak, Windows XP’nin oturmuşluğunu da gözönünde bulundurup, oldukça yavaş bir geçiş bekleyebiliriz. Firmalar da gerekmedikçe böyle bir maliyete katlanmak istemeyeceklerdir. Bu geçiş sırasında bellek modül fiyatları da kıpırdanabilir.

Windows Vista aynı zamanda daha önceki Windows’larda olmayan kısıtlamalar da getiriyor. Yapılan değişiklikle lisans anlaşması biraz daha yumuşadı belki, ama başlı başına ayrı bir yazı konusu olabilecek başka kısıtlamalarla birlikte, bazı kişiler için yenilir yutulur cinsten değil. Bir örnek, dijital hak korumaları için destek içermeyen monitörlerde görüntü kalitesinin azaltılabilmesi. Film üreticileri bunu kullanmayla ilgili bir ipucu vermiyor ama en azından şu durumda ellerinde olacak, kullanmaya kalkarlarsa da para ödeyip satın aldığınız orijinal, yüksek kaliteli içeriği olduğu gibi izleyebilmek için bir de monitör almanız gerekebilecek.

Maliyet hesaplarına, sürümler arasındaki farkları da katmak gerekiyor. Windows Vista Home Basic çoğu kullanıcı açısından Vista’ya geçmeye değmez. Tüm özellikleri almak içinse Türkiye’nin gelir seviyesine göre ufak bir servet harcamak gerekiyor.

Mayıs 13, 2007 - Posted by | Bilgisayar

3 Yorum »

  1. Lütfen alıntılarınızda kaynak belirtiniz.

    Yorum tarafından Serkan Levent | Haziran 11, 2007 | Cevapla

  2. Merhabalar :
    Bende hp markalı vista leptop var bunda başlat cubuğunda simgeleri mausu üzerine getirdiğimizde ufak ekran olarak görünüyordu ama bu pc de göremiyorum bunu nedeni ne olabilir .
    bunun la ilgili bana yerdım cı olursanız sevinirim halil-ibrahim-28@windowslive.com

    Yorum tarafından ibrahim | Kasım 1, 2009 | Cevapla

  3. http://www.webpencere.com
    bilgisayar ,bilgisayar fiyatları ,netbook ,notebook ,notebook fiyatları ,dizüstü bilgisayar fiyatları ,cep telefonları ,cep telefonu fiyatları ,bayt muhasebe programı ,muhasebe programı ,computer ,lcd ,lcd tv ,plazma tv ,toplama bilgisayar ,en ucuz bilgisayar ,ucuz bilgisayar ,fotokopi makinaları ,hp 1600 chip resetter ,canlı maç izle ,futbol ,film izle

    Yorum tarafından hakkı şahin | Kasım 2, 2009 | Cevapla


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: